MEDENİYETİN HER ZAMAN VAR OLDUĞU KÖY: ŞENYUVA KÖYÜ (ÇİNÇİVA)

2. sayımızda tanıtımını yapmak için Çinçiva’yı seçtik. Şu anki adı Şenyuva Köyü olan Çinçiva, yazıdan da anlayacağınız gibi Medeniyetin hep varolduğu bir köy. Hatta medeniyet burda zaten varmış da Çinçiva’yı getirip üzerine kurmuşlar. Çinçiva yazımızı bize çok yardımcı olan köy muhtarı Atilla Güneri’nin kendi yazısından dinleyeceğiz. 1951 yılında aynı köyde doğan Muhtar Atilla Güneri, Çamlıhemşin İlçesini temsilen 1989 yılında İl Genel Meclisi Üyesi seçildi. Üçüncü dönem muhtarlık yapmaktadır. Kendisine çok teşekkür ediyor ve sizi bu medeni köyün muhteşem yazısıyla baş başa bırakıyoruz.

Köyün kuruluş tarihi bilinmiyor. Çamlıhemşin’den Zilkale yönüne doğru 5. Km’de Fırtına Deresi’nin iki yanında kurulmuştur. Eski adı Çinçiva Köyü’dür. Köyün ulaşımı Çamlıhemşin-Çat Yaylası grup yolu ile sağlanmaktadır. Bir de yaz aylarında kullanılan Üskürt Dağı üzerinden Hemşin İlçesi yolu vardır. Bu yol eskiden patika yol olarak uzun yıllar kullanılmıştır. Araba yolunun olmadığı zamanlarda civar köyler de bu yolu kullanmaktaydı. Üskürt Dağı üzerinden Pazar İlçesi’ne gidilirdi. Oradan satın alınan gaz ve tuz gerek yük hayvanlarıyla gerek insanların sırtlarında köye getirilirdi. Bu yolculuk zaman zaman insanların canına mal olurdu, özellikle kış aylarında çok zorlu bir yoldu. 

Köyümüz daha 1907 yılında okul açmak için kendi arasında para toplayıp, 1910 yılında okulu hizmete açmış, 1914 yılına kadar eğitim-öğretime devam edilmiştir. Cihan Harbi nedeniyle kapanmak zorunda kalmıştır. Daha sonra Cumhuriyet ile birlikte yeniden hizmet vermeye başlamış olup doksanlı yılların ortasında öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmıştır. Şu anda eski okul binası köylümüz olan Selçuk Güney tarafından “Fırtına Pansiyon” adı ile pansiyon olarak hizmet vermektedir. Bu bina 1964 yılında devlet tarafından yapılmış olup resmini gördüğümüz köylü tarafından 1907’de yapılmış olan eski okul binası uzun yıllar hizmet vermiş tarihi bir yapı idi.

Yine köylümüzün 1910 yılında kuruluşunu başlatıp 1912 yılında tescili gerçekleşmiş olan “Terakki ve Teavün” yani günümüz Türkçesi ile Kalkınma ve Dayanışma Derneği’nden de bahsetmemiz gerekir. Sadece amaçlarından birkaç madde yazalım;

1-) Okul, yol, köprü yapmak.

2-) Ormanları Korumak.

3-) Köy yararına fırın açmak. 

O tarihte bu amaçlarla bir dernek kurulmasını çok iyi okumak gerekir. Köy halkının çoğunluğu uzun yıllar gurbetçilikle geçinmiş olup çay tarımı ile birlikte gurbetçilik nispeten azalmıştır. Fakat ailelerin çocuklarında daha iyi eğitim sağlayabilmek adına şehirlere göç başlamış, köyün nüfusu azalmıştır. 

Buna bağlı olarak da yaz aylarında gelip kışın şehirlere giden bir yaşam biçimi ortaya çıkmıştır. Üretim azalmış, köyün temeli olan küçük üretici kalmamış, evinde tükettiği yumurtayı bile bakkaldan alır hale gelinmiştir. 

Köyümüzün bir adet mezresi, iki adet yaylası vardır. Gerçi günümüzde mezreleri de yayla diye adlandırır oldular. Sal Mezresi 2000m rakımda köy idari sınırları içerisinde sadece Şenyuva Köylüsü tarafından kullanılan bir yerleşim yeridir. Doksanlı yılların başına kadar Mayıs ayında yaylaya gitmeden önce 15 gün kadar Eylül ayında da yayladan köye dönmede 15 gün kalınırdı. Şimdilerde bütün bir yaz boyu kalınmakta kimi köylümüz tatil amaçlı kimisi de hayvancılık yaparak kullanmaktadır.  Köylümüz Sal Mezremizin elektrik sistemini yer altından yapmış ama görüntüyü bozmamak için mezremizde sokak lambası ve televizyon anteni kullanılmamaktadır. İki adet yaylamızdan biri Davalı Yaylası, diğeri Apevanap Yaylası. Davalı Yaylası İspir İlçesi idari sınırları içerinde olup ülkemizde ender olan tapulu yaylalardan birisidir. Kısaca anlatayım; Yayla ortasından akan suyun iki yanına yerleşmiştir. 1930 yılında bir yarısını hazineden 3.000 Liraya satın alınmış, diğer yarısı için devlet dava açmış fakat 1934 yılında köylümüz bu davayı kazanmış, 1942 yılında tapuya tek tapu olarak kaydedilmiştir. 1956 yılında meraya müdahale iddiası ile açılmış olan dava da 1982 yılında köylümüz lehine Yargıtay tarafından onanmıştır. 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapu sınırları uygulanamadı gerekçesiyle iptal edilen tapumuz için 2012 yılında dava açılmış olup davamız yerel mahkemede kısmen kabul kısmen red şeklinde sonuçlanmış, halen Yargıtay incelemesindedir.

Köyümüz halkı içinden devlet kademelerinde hizmet vermiş çok sayıda insanımız vardır. Kurucu meclis üyesi Lazistan Mebusu Necati Memişoğlu köylümüzdür. Başbakan Yardımcılığı yapan Sayın Murat Karayalçın da köylümüzdür. Küçük bir anekdotla bitirelim, 1950’li yıllar yurtdışına bir toplantı için giden üç kişi birbirlerinden haberleri yoktur, ilk defa orada karşılaşırlar, hayretle birbirlerine sarılırlar. Bu üç kişi Şenyuva Köyü’nün içinden çıkmış Cumhuriyetimizin yetiştirdiği genç eğitimcilerdir. Hocaların hocası Yaşar Karayalçın, Haydarpaşa Lisesi Müdürü Vehbi Güney, Orman Fakültesi Dekanı Hayri Nuray. Yaşar Karayalçın hocamız aramızda kendisine sağlık dilerim. Aramızdan ayrılmış olan değerli büyüklerime de rahmet dilerim. Işıklar içinde uyusunlar.